Geleceğimizde Algoritma Demokrasisi mi var?

Ülkemizde aşılama ile pandeminin hayatımızdan çıkma ihtimali doğmuşken, yavaş yavaş geleceği konuşma vaktimiz de geliyor. Dijital hayatın ilk kuşağı olarak şimdiki “rızalarımızın” geleceğin toplumuna etkisinin büyük olacağını da artık biliyoruz. Peki geleceğimizi, KVKK kuralları ile yavaş yavaş anlamaya başladığımız “algoritma demokrasisi” mi belirliyor olacak?

Algoritma basitçe bir işi yapabilmenin yolu olarak adlandırılabilir. Tıpkı günlük hayatta ulaşmak istediğimiz bir amaca adım adım gitmemiz gibi, algoritma da dijital dünyada bir işin yolunun adım adım planlanmasıdır. İlginç bir bilgi, Algoritma ismi de, çağının en önemli bilginlerinden olan, matematik, coğrafya ve astronomi uzmanı olan “Harezmi” isimli Faslı bilim adamının latince ismi Algoritmi’den geliyor. 780 yılında doğan Harezmi, o gün yazdığı matematiksel işlemlerin etkilerini düşünmüş müydü billinmez ama, bugün algoritma artık sadece dijital hayatımızın değil toplumsal hayatımızın da temelinde var.

Dijital dünyada yaptığımız tüm hareketlerin sonucunu algoritma belirliyor. İşte tam da bu “sonuç” belirleme noktasının, bir at gözlüğü işlevi gördüğü ise 2015 yılında patlayan Cambridge Analytica skandalından beri tartışılan çok önemli bir konu. Biz ülkemizde maalesef bu konuyu yeterince konuşamadık. Analytica skandalı ile, Aralık 2015’de Facebook’un 50 milyon verisinin çalınması ve psikolojik profil oluşturmak için kullanıldığı ortaya çıkmıştı. Bu psikolojik profiller algoritma sayesinde dijitalde göreceğiniz tüm haberleri belirliyor, hatta -daha şeytani olanı- sizin psikolojik özelliklerinize göre size istenilen tepkiyi vermeniz için gereken özel içerikler görmenizi sağlıyordu. Bu fırsatla benim gibi dijitalleşme ve toplumsal değişim konularına ilgi duyanlar için, bu konuda üç güzel belgesel önereyim, birincisi kendisi de tartışmalar yaratan Dark.net, ikincisi bu skandalı anlatan Great Hack, ve tabi ki Facebook Dilemma.

Konumuza dönersek, dijitalde kullanıcıların verileri ile toplumsal dönüşüme müdahale edilmesinin açığa çıkması ile belki de günümüzün en önemli sorusu soruldu: bilimin ve teknolojinin gücünü arkasına alan bu dijital manipulasyondan hangi toplumsal olaylar etkilendi, hala da etkileniyor mu? Hemen aklımıza Trump’ın seçim sonuçları ve Bretix gelecektir, konunun daha büyük olduğunu ve bir çok Dünya ülkesinin uzun bir dönem seçimlerinin bu yöntemden etkilendiğini söylesem sizlere? Aklınıza bizim ülkemizdeki seçimler de gelir mi bilemem, ancak bu konu gündelik yaşam pratiklerimizi hatta gelecekte çocuklarımızın özgürce yaşama ve ifade etmek hakkının önünde en büyük engel gibi görünüyor.

Algoritma Demokrasisi işte tam da bu demek. Dünyamız dijitalleştikçe, algılarımızı, yorumlamamızı, “rızalarımızı” ve yeniden üretimlerimizi belirleyen verileri buradan daha fazla almaya başlıyoruz. Hegomanya konusunda en önemli düşünürlerden biri olan Gramsci, rızanın hegomonyanın üretimindeki ilişkisine dikkat çeker. Bu nedenle verdiğimiz tüm toplumsal “rızalar”, artık ruh halimizi bizden daha iyi bilen dijital ekranlara mı teslim edildi diye sormamız gerekiyor. Elbette bu konuda konuşacak çok şey var, ama konunun önemine dikkat çekmek için belki ürünleştirme etkisini de söylememiz gerekir. Çünkü Algoritma demokrasisi bir şey daha yapıyor, bu “rızalarımızı” 50 milyon, 100 milyonluk paketler şeklinde bu teknoloji ve bilgiye her sahip olanın istediği güç odağına satabileceği bir ürün haline getiriyor,

Elbetteki başta devletler olmak üzere bu konuyla ilgili uzun zamandır bir farkındalık gelişti, bu konuda KVKK kuralları ve en son ülkemizde de tartışılan sosyal ağ kanunları ile bir zemin belirlenmeye çalışılıyor. Ama bu konu, biz demokrasi ve dijitalleşme konusunu tüm toplumsal aktörlerle tartışmadıkça yüzeysel olarak kalacak şekilde görünüyor.

Bu konuyu konuşmaya devam edeceğiz, görüşmek üzere.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top